Favorilere Ekle - Açılış Sayfası Yap - Tavsiye Et
Çalışma Alanlarımız
Çocuk
Sizde Yapabilirsiniz
Oyun Grubu
Ergen
Yetişkin
Çift İlişkisi
Beden İmajı ve Yeme Bozuklukları
Gay, Lezbiyen, Biseksüel, ve Geçiş Kişisi (GLBT)
Oyun Terapisi
Makaleler
Filial Terapi
 
 
Adınız ve Soyadınız :
E-Posta Adresiniz
 
 
 
Adres
Tütüncü Mehmet Efendi Cad.(İstasyon Cad.) Bekirpaşa Apt. No:12 D:1-7
GÖZTEPE-İSTANBUL
Telefon
(0216) 358 26 64 - 358 13 43
Fax
(0216) 385 05 26
GSM
0533 735 19 01
Anasayfaya / Önceki Sayfa

 ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK


     Saldırgan olarak tanımlanan davranışlar genellikle yüksek yoğunlukta ya da şiddette olup, karşı tarafın yani kurbanın acı ve rahatsızlık ifadeleri ile izlenir. Bunlar kasıtlı yapılan zarar verici davranışlardır. Vurma,itme, tekmeleme, tırmalama, ısırma, eşyaya zarar verme, gibi fiziksel saldırıların yanında küçümseme, küfür etme, alay etme, tehdit etme, gibi sözlü saldırılarla da karşılaşılır.

     Saldırganlıklarını kontrol  edemeyen çocuklar,

  • Genellikle hayalkırıklığı yaşarlar ve ileri derecede duyarlıdırlar.
  • Kendileri hakkında duyguları tanımakta ve sözcüklerle ifade etmekte zorlanırlar.
  • Duygularını sözler yerine ani fiziksel ya da sözel saldırılarla ifade ederler.
  • Niyetlerini ve hislerini netlikle tanımayan ve hayata sadece “hareket” gözüyle bakan çocuklar “şiddeti” tüm zorlayan durumlarda bir tür başa çıkmak yolu olarak kullanırlar.

Saldırganlığın sonuçları:

     Her insanın doğasında saldırgan davranmasını sağlayacak olanaklar vardır. Fakat insanın bunları kullanıp kullanmaması onun kişisel deneyimlerine bağlıdır. Çocuklarsa ilk deneyimlerini aile ortamında yaşarlar. Yapılan araştırmalar çocuğun kişiliğinin gelişiminde biyoloji ve çevrenin beraber etken olduğunu ortaya çıkarmıştır.

     Çocuklara saldırgan davranışlarını kontrol etmeyi ya da kızgınlıklarını çevrenin uygun gördüğü şekilde ifade edebilmeyi öğretemediğimiz durumlarda çok ciddi uzun dönemli sorunlarla karşılaşabiliriz. Yapılan araştırmalar, çocukluk döneminde saldırganlık gösterenlerin yetişkinlikte de ciddi psikolojik sorunlarla karşılaştıklarını ortaya koymuştur.


Çocukla güç savaşına girerek yaptığınız cezalandırmalar,

• Çocuğa sadece saldırgan modeller sunar.

• Çocuğun kişisel değerini küçültmesine ve hayal kırıklığı yaşamasına neden olur. Bedensel ve ruhsal olarak büyük mutsuzluk hissetmesine ve acı çekmesine neden olur.

• Kısa dönem için çocuğun davranışlarını değiştirebiliyor fakat bu yaklaşım onun dünya için hissettiği temel algısını değiştirmiyor. Tam tersine, dünyanın tehlikeli bir yer olduğu inancını pekiştiriyor.

• Karşısındakinin de duygularını anlama becerilerinin gelişmesini engeller.

• Acı bile verse bir çeşit ilgi olduğundan çocuk kayıtsızlık yerine tercih edebilir. Ve bu olumsuz ilgi, çocuk saldırganlıklarının en önemli motivasyonudur. Aile içinde ya da okulda saldırgan tavırları ya da şakalarıyla çevresinin ilgisini çekmeye çalışan ve bu yolla çevresindekilerin hoşnutsuzluğunu üstüne çekip bunu bir onay olarak kabul eden çocuklarla karşılaşıyoruz. Suçlu ilgi odağındadır, gurur içindedir.


Öneriler:

  •  Belirli kurallarla belirlenmiş sınırlamalar iki tarafın isteklerini de dikkate alan ortak çözümler bulunmalıdır. Hemen sinirli tepkiler vermek yerine sıcaklığın, yakınlığın ve sabrın hakim olduğu ses tonu ile konuşmak çok önemlidir. Hakların olduğu yerde tabii ki sorumluluklar da vardır. Fakat çocuk kendini anlaşılmış gibi hissettiği zaman sorumluluk hissetmeyi de öğrenir.
  •  Kendi ve çocuğunuzun duygularını anlamaya çalışın. Kendi anne-babanızla ilişkinizin eskiden nasıl bir içeriğe sahip olduğunu hatırlayın. Çocukluğunuzda anne-babanızın size tutumlarını ve bunun şu anda sizin çocuğunuza geliştirdiğiniz davranış modelleri ile ilişkisine bakın. Temel tutumunuzda çocuğunuzun sağlığı ve rahatlığı ile ilgili kaygılar mı hakim? Aşırı düzen, temizlik, vb. gibi takıntılarınız mı var? İktidar, güç ihtiyacı içinde misiniz? Bu soruları kendi kendinize sorup açıkyüreklilikle yanıtlarsanız, neden bu denli saldırgan davranmaya meyilli olduğunuzu anlarsınız.
  • Yaşadığınız duyguyu ifade edin.“Şimdi kızgınım çünkü....” “Korkuyorum, çünkü....” sizin hafiflemenizi de sağlar. Böylece sizin ürkek, kızgın yüz ifadesinin nedenini anlamasını sağlarsınız.
  • Sürekliliğini istediğiniz davranışı ödüllendirin. Çocuğun olumlu davranabilmesi için, yani istenilen davranışın sıklığını arttırmak için (ör: oyuncaklarını toplamak) ödüllendirme yapmak gerekir. En basit düzeyde yapacağınız tek şey, cesaretlendirmek istediğiniz davranışı yaptığını farkettiğinizde  (ör:sessizce oynamak), ona bununla ilgili bir yorum yapmaktır: “Sessizce oynaman çok hoşuma gidiyor”. Cesaretlendirmek istediğiniz davranışları düşünün. Çocuğunuzun kendisinden ne beklendiğini anladığına emin olun. İstediğiniz davranışı her yapışında onu övün, davranışını övün. ( “Oyuncaklarını toplaman çok hoşuma gitti”  demek, “Aferin sana” demekten daha çok belirgin ve etkilidir). Bu basit teknik size yardımcı olacaktır.
  •  Mümkün olduğunca ceza yerine davranışların doğal sonuçlarını yaşamalarına fırsat verin. Örneğin yemek yemek istemeyen bir çocuğa izin verilmesi, kitabın sayfasını yırtan çocuğun yapıştırmasını sağlamak, sınıfta raftaki kitapları dağıtan çocuğun toplamasını sağlamak gibi... Bu durumda ahlak dersi vermeye ya da aksi olmaya gerek yoktur. Çocuğun kendi davranışının sorumluluğunu üstlenmesini sağlamak gerekir.

Ne zaman yardım almalı?

      Eğer çocuk kendine, başkalarına ya da eşyalara zarar verici davranışları sürdürüyor ve anne baba yaklaşımları işe yaramıyorsa bir uzmandan yardım almak gerekir.


 


ˆ Sayfa Başına Git
   

Anasayfa - İletişim Design By Garanti Web