Favorilere Ekle - Açılış Sayfası Yap - Tavsiye Et
Çalışma Alanlarımız
Çocuk
Sizde Yapabilirsiniz
Oyun Grubu
Ergen
Yetişkin
Çift İlişkisi
Beden İmajı ve Yeme Bozuklukları
Gay, Lezbiyen, Biseksüel, ve Geçiş Kişisi (GLBT)
Oyun Terapisi
Makaleler
Filial Terapi
 
 
Adınız ve Soyadınız :
E-Posta Adresiniz
 
 
 
Adres
Tütüncü Mehmet Efendi Cad.(İstasyon Cad.) Bekirpaşa Apt. No:12 D:1-7
GÖZTEPE-İSTANBUL
Telefon
(0216) 358 26 64 - 358 13 43
Fax
(0216) 385 05 26
GSM
0533 735 19 01
Anasayfaya / Önceki Sayfa

 TİKLER

     Tikler steryotipik, istem dışı olan ve ani olarak ortaya çıkan tekrarlayıcı motor hareketlerdir. Bazen göz kırpmak, dudak büzmek gibi basit motor hareketler, bazense kol kaldırma, omuz silkme gibi daha karmaşık kas gruplarından oluşur. Sıklıkla tikler seslidir ve hırıltı şeklinde ortaya çıkabilir. Bazı çocuklar tiklerini kısa bir süre içinde kontrol edebilirken, diğerleri tiklerinin farkında olmayabilir.

     Tikler genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkarlar. Çocukların % 20’sinin hayatlarının bir döneminde tikleri olmuştur. Özellikle 6-7 yaşlar arasında görülme sıklığı artar. Araştırmalar erkek çocuklarda kızlardan daha fazla tik görüldüğünü ortaya koymuştur.

     Tik bozuklukları arasında en ciddi görünen tip Tourette Sendromu’dur. 21 yaşından önce başlayan istemsiz vokalizasyonlar (sesler) ile beraber çoklu motor hareketleriyle ortaya çıkan tiklerdir. Genellikle ani ve kısa şekilde görülürler. Tikler ve vokalizasyonlar aynı anda olmayabilir. Tiklerin Tourette Sendromu olarak tanımlanması için en az bir sene boyunca devam etmiş olmaları gerekir. Bu süre içinde anatomik yapılarında değişiklikler gözlenebilir. Vokalizasyonlar da birçok şekilde duyulabilir. Tourette sendromu kişiye yaşattığı olumsuz sosyal ve psikolojik sonuçlarıyla oldukça sıkıntı yaratan bir bozukluktır. Diğer tiklerden tek farkı daha karmaşık ve yoğun tiklerden oluşum göstermesidir.

     Tikler konusunda yapılan araştırmalar tiklerin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında farklılık göstermiştir. Psikanalitik yaklaşım tiklerin çocuğun yaşadığı kaygıyı farklı şekilde ifade etme şekli olduğunu savunmuştur. Çocuğun bilinçaltındaki çatışmalarının çözümlenmesinin kaygıyı azaltacağını ve savunma olarak tikleri kullanmasını engelleyeceği düşünülmüştür. Davranışçı yaklaşımlarsa çocuğun kaygı duyduğu ortamlarla başa çıkma becerilerini artırmayı hedefler.

Öneriler:

  • Çocuğu sürekli uyarmak ve davranışlarını kontrol etmesini söylemek kaygıyı artırır ve tiklerin yerleşmesine neden olur. Bu konuda çocuğa baskı yapmamak gerekir.
  • Eğer tikler belirli durumlarda ortaya çıkıyorsa, bu durumlar dikkate alınıp çocuğun kaygısını artırabilecek nedenler farkedilebilinir.
  • Öğretmen ve ailenin işbirliği tiklerle başaçıkmada süreci hızlandırır.  

Ne zaman yardım almalı?

  • Tikler sık sık ortaya çıkıyorsa,
  • Çocuğun sosyal gelişimini olumsuz yönde etkiliyorsa,
  • Anne baba nasıl bir tutum sergileyeceği konusunda sıkıntı yaşıyorsa,

bir uzmandan yardım almak yararlı olur.


ˆ Sayfa Başına Git
   

Anasayfa - İletişim Design By Garanti Web