ANNE-BABA AYRILIĞI
"Bazen boşanma iyidir, bazen kötüdür. Ama her zaman insanın hayatında değişikliğe neden olur…"15 yaşında bir erkek çocuk
"Artık bağırışmaya ve kavgaya izin yok çünkü boşanmadan sonra tüm sorunlar bir bulutla uçtu gitti…." 13 yaşında bir kız
"Ben seni seviyorum sen de beni. Peki o zaman biz neden mutlu bir aile olamıyoruz?…." 10 yaşında bir kız çocuğu
“Sevgili anneciğim, neden babamla boşandın? Onun tek söylediği evin pis olduğuydu. Bu da zaten benim suçumdu…." 9 yaşında bir erkek çocuk
"Annemin tekrar evlenmesinden ve beni sevmemesinden çok korkuyorum…" 9 yaşında bir kız çocuk
Çiftler niye boşanırlar? Çoğunlukla çünkü çiftlerden biri yada her ikisi de kendileri ve çocukları için daha mutlu, daha huzurlu , daha besleyici ortamlar yaratabileceklerine inandıkları için…Bunu yaratmanın ilk belirtisi ve çocuğun anne babasının ayrılığını nasıl algılayacağının en önemli belirtisi, ebeveynin boşanma ile nasıl baş ettiğidir.Örneğin ebeveynlerden birinin bu durumu kabullenmemesi çocukta da aynı red mekanizmasının oluşma olasılığının artmasına yada ebeveynlerden birinin bu durumu ağır kayıp olarak yaşayarak,depresyon geçirmesi çocuğun da depresif duygu durumunun artmasına ya da bu ebeveynin sağlığı ve duygusal sağlamlığı ile ilgili aşırı kaygı taşıyıp içe dönmesine , kendi duygularını ifade etmekten çekinmesine neden olabilmektedir. Dolayısı ile anne baba ayrılıklarında en önemli nokta aynen uçaklarda acil durumlarda düşen oksijen maskelerinin öncelikle ebeveyn tarafından kullanılıp sonra çocuğa verildiği gibi ebeveynin kendi ruhsal sağlığını desteklemesidir. Çocuk ebeveynini duygusal olarak sağlıklı ve var gördüğünde yaşadıklarını ona ifade edebilme ile ilgili sıkıntı yaşamaz.
Boşanmış ebeveynlerin çocuklarının çoğu üzgün( yalnız kalacağım), kafası karışmış (niye ayrılıyorlar?), kızgın (bunu bana niye yapıyorlar? Beni cezalandırıyorlar mı?), suçlu ( yoksa ben annemi/babamı üzdüğüm için mi ayrılıyorlar?) ve çelişki içinde hissederler. Asıl sorun bu duyguların yaşanmasında ya da çocuk tarafından hissedilmesinde değil, ifade edilmediğinde başlar. Çocuğun bu duyguları ebeveyn tarafından anlaşılmadığında , sağlıklı ve verimli bir yolla baş edilmediğinde çocuk kendini ve dünyayı bu gözle (her şeye ve herkese kızgınlık, ya da üzgünlük ya da her zaman suçluluk ve hep benim yüzümden oldu) görmeye başlar. Dolayısı ile çocuğun ayrılığı nasıl algıladığı ve deneyimlediği ileriye dönük yaşanabilecek bir takım sıkıntıları da ebeveynin fark etmesine yardımcı olur. İşte bu noktada ebeveynin kullanacağı en önemli araç iletişimdir. Çocuğu dikkatlice dinlemek, hayatını onun gözünden algılamaya çalışmak ve kızgınlığına, üzgünlüğüne hak vermek, onun bu duygularından korkmamak, çocuğun fiziksel yaşına, duygusal olgunluğuna da dikkat ederek ona dürüstçe hayatı ile ilgili olacak değişiklikleri anlatmak….Yani iletişim iki yönlü olmalıdır: hem bilgi vermek hem de dinlemek… Aileler bazen çocuklarının onlarla konuşmadığı dile getirirler. Oysa iletişim yetişkinler için konuşmak demektir. Çocuklar çoğu zaman kendilerini sözcüklerle ifade etmeleri için gerekli olan bilişsel yada duygusal becerilerde eksik oldukları için hislerini ve dünyalarını farklı yollardan anlatabilirler. Örneğin oyunları, çizimleri, resimleri, yazıları…
Ebeveynler onların bu oyunlarının altında gizli olan anlamları görmeyi öğrenebilirler. Örneğin bir kız çocuğunun evcilik oyununu izlemek ebeveyne onun ailesini nasıl gördüğü ile ilgili bilgi verebilir. Ya da bir erkek çocuktan ailesini çizmesini istemek. Ya da bir kız çocuğun kuklaları kullanarak ailenin bireylerini oynatmasını izlemek… İşte bu noktada ebeveynler çocuğun dünyasını onları gözleri ile görmeye başlayarak, çocuğun ayrılık ya da başka konu ile ilgili bir takım farklı ya da yanlış algılamalarını düzeltebilirler. O zaman çocuklar bu ayrılık sürecinde yalnız kalmadıklarını, ebeveynlerinin hala onları koruyup kolladığını, evden ayrılan diğer ebeveynin kayıp olmadığını yada onu sevmediği için gitmediğini fark edebilir ve acılarını, kızgınlıklarını, suçluluklarını iyileştirebilirler.
Aslında ebeveynlerin de kendi suçluluk duygularını bir kenara bırakarak çocuklarının acılarını ya da kızgınlıklarını dinlemeye veya anlamaya çalışması da oldukça zor bir iş. Ancak burada şunun da altını çizmek gerekir ki hiç kimsenin bir çocuğa ebeveyni kadar yardım etme şansı yoktur.
Sadece ebeveynin sevgisinin ve anlayışının güvenliği çocuğa öğrenme, büyüme ve hata yapmada özgürlük ve sağlamlık verebilir. Çocukları ile iletişim kanalını açık tutan, çocuklarının duygularını anlayan, onaylayan , onlara ayrılık ile ilgili baş etmelerinde yardımcı olan ebeveynler çocuklarının ileriki yaşamlarında da karşılaşabileceği çatışmalarda ya da ayrılıklarda daha deneyimli olarak iyi baş edebilmelerini sağlar ve mutlu olma şanslarını yükseltir.
Ne Zaman Yardım Almalı?
Okul öncesi çocuklarda bağırma, aşırı öfke ile kendini yerden yere atma,arkadaşları ile kavga etme, uyuma sorunları ya da kabuslar, anne babanın evden gitmesinde eteğine yapışma gibi aşırı tepki verme, konuşma ya da tuvalet eğitiminde gerileme görülebilir.
Okul çağı çocuklarında aşırı sinirlilik ve mutsuzluk, küfür ya da kavga gibi saldırganlık gösterme, ebeveynle ilişkilerde ters davranma, fiziksel ağrılardan şikayet, dikkat sorunu yaşama, uykusuzluk yada aşırı uyku. İleri safhada intihar ve ölümden bahsetme görülebilir.
Eğer çocuğunuzun üzgün hali ve yukarıda ifade edilen belirtileri devam ediyorsa, sizin desteğinizin yanında bir de uzman desteğine ihtiyacı vardır.
ˆ Sayfa Başına Git |