Favorilere Ekle - Açılış Sayfası Yap - Tavsiye Et
Çalışma Alanlarımız
Çocuk
Sizde Yapabilirsiniz
Oyun Grubu
Ergen
Yetişkin
Çift İlişkisi
Beden İmajı ve Yeme Bozuklukları
Gay, Lezbiyen, Biseksüel, ve Geçiş Kişisi (GLBT)
Oyun Terapisi
Makaleler
Filial Terapi
 
 
Adınız ve Soyadınız :
E-Posta Adresiniz
 
 
 
Adres
Tütüncü Mehmet Efendi Cad.(İstasyon Cad.) Bekirpaşa Apt. No:12 D:1-7
GÖZTEPE-İSTANBUL
Telefon
(0216) 358 26 64 - 358 13 43
Fax
(0216) 385 05 26
GSM
0533 735 19 01
Anasayfaya / Önceki Sayfa

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE OKUMAYI ÖĞRENMEK

Çocuklar dünyaya geldiği andan itibaren öğrenmeye başlarlar. Çocuğunuz büyüdükçe yaşadıkları doğrultusunda çevresine uyum sağlayabilmek, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için davranışlarını değiştirmeye başlar. Öğrenme; yaşantı ve deneyimler sonucu oluşan davranışlardaki kalıcı değişiklik olarak tanımlanabilir. Yaşamın ilk yılları beynin en hızlı geliştiği, gelişimin ve öğrenmenin hızlı olduğu zamandır.

     Ancak öğrenme elbette gelişim ve olgunlaşmadan bağımsız düşünülemez. Çocuklar gelişim ve olgunlaşmalarına bağlı olarak öncesinde yapamadığı şeyleri yapabilmeye başlarlar. Önce basit olanı yapar, büyüdükçe ve geliştikçe daha zor ve karmaşık becerileri öğrenirler.

     Çocuklar önce başını tutar, sonra oturur, emekler ve yürürler. Oturmayı öğrenmeden çocuğunuza yürümeyi öğretemezsiniz. Henüz kalemi tutup karalama yapmayı bilmeyen bir çocuğa da harfleri yazmayı öğretemeyiz. Kalem tutmayı öğrenip; karalama, boyama yapmayı öğrendikten sonra harfleri yazmaya hazır olacaktır. Çocuğunuzu hazır olmadığı şeyleri öğrenmeye zorlamak onun gelişimi açısından doğru değildir.

     Çocuklar sadece fiziksel olarak büyümez. Gelişimi fiziksel, bilişsel, duygusal, sosyal ve dil gelişimi şeklinde değerlendirebiliriz. Boyu uzayıp, kilosu artarken, konuşması, düşünme biçimi, dikkat, kavrama, algılama, duyguları anlama ve bu duygulara karşılık verişi, çevresiyle ilişki kurma becerileri de gelişir.

     Okumanın öğrenilmesi de bu doğal gelişimle birlikte bir çok becerinin gelişimine bağlıdır. Çocuğun dili anlama ve kullanma becerisini, bilişsel becerilerini, duygusal ve sosyal gelişimini göz ardı etmemek gerekmektedir. Okul öncesi dönem yani 0-6 yaş çocukların en hızlı geliştiği, en hızlı öğrendiği dönemdir. Ancak bu dönemde çocuğa okumayı öğretmeye çalışmak beraberinde birçok riski de getirmektedir. Okula başlamadan okumayı öğrenmeye zorlanan çocuklar, okuma için gerekli becerileri henüz tam olarak gelişmediğinden yaşayabilecekleri başarısızlıklar okuldan soğumalarına, okula gitmek istememelerine yol açabilmektedir. Okul öncesi dönemde okumayı söken çocuklar; sınıf arkadaşlarından ileri olduklarını fark etmekte; verilen çalışmaları, ev ödevlerini “ ben bunu biliyorum” diyerek reddedebilmekte, sınıfta sıkıldıkları için sınıf düzenini bozucu davranışlarda bulunabilmekteler.

     Okumayı sevdirmek, okuma becerilerini geliştirmek için çocuğa okul öncesi dönemde okumayı öğretmek gerekmez. Bebekken ona şarkı söylemek, renkli, büyük resimli kitapların sayfalarını çevirmesine izin vermek, uyumadan önce ona masal okumak bebeklik döneminde okumayı sevmesi için yapılabileceklerden bazılarıdır. Her gün belli bir süre onunla birlikte kitap okuyun. Ne okuyacağınızı onun ilgi alanına göre belirleyin. Örneğin 3-4 yaşlarında, bir kahramanın başından geçenler çocukların ilgisini çeker.  Okuması için onu zorlamak okumadan soğumasına neden olur.

     Bazı çocuklar her şekilde okumaya çok istekli olabilirler. Daha küçük yaşta gördükleri tabelaları, logoları okumaya çalışırlar. Bu çocuklar erken yaşta okumayı sökebilirler. Bu durumda anne babalar dikkatli olmalı; çocuklarını yaşlarına uygun etkinliklere yönlendirmeye çalışmalıdırlar. İstekli diye çocuğu okumaya teşvik etmemeli, gerekirse bir uzmandan ne yapmaları gerektiği konusunda destek almalıdırlar.

     Okul öncesi dönem çocukların oyun oynaması, okula hazırlık becerilerinin desteklenmesi gereken bir dönemdir. Onları yaşlarına ve gelişimlerine uygun olmayan şeylere zorlamak uzun vadede akademik başarılarını da olumsuz etkileyecektir. Okumayı okul dönemine bırakmak, öncesindeki dönemde duygusal, sosyal ve bilişsel olarak yeterli olgunluğa erişmiş bir şekilde okula başlamaları için onları desteklemek daha doğru olacaktır.
 

Psikolojik Danışman
Deniz Çağlı Günim

 

Okul Öncesi Dönemde Öğrenme Güçlüğünün Belirtileri

“Özel Öğrenme Bozukluğu” dinleme, konuşma, okuma-yazma, akıl yürütme ile matematik becerilerinin kazanılması ve kullanılmasında kendini gösteren bir bozukluk grubudur. Öğrenme bozukluğu kavramı bu alanlardan en az birinde sorun yaşayan çocuklar için kullanılır ve özel eğitim gerektiren bir sorundur. Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar normal veya normalin üstünde bir zekaya sahiptirler. Ancak buna rağmen akademik başarıları; yetenekleri ve zihinsel kapasiteleri göz önünde bulundurulduğunda beklenenden düşüktür.

 

Özel Öğrenme Bozukluğu daha çok ilkokulla birlikte ortaya çıkar ve tanı çoğunlukla bu dönemde konulur. Ancak bu sorunu yaşayan çocuklar okul öncesi dönemde kimi belirtileri diğer çocuklara göre daha sık gösterirler. Okul öncesi dönemde öğrenme güçlüğünün erken belirtilerini gösteren çocukların izlenmesi bu çocukların gerçek potansiyellerini ortaya çıkarma konusunda büyük önem taşımaktadır.

 

Her çocuk kendine özgü bir hızla gelişir. Ancak bütün çocuklar aynı süreçlerden benzer dönemlerde geçer, benzer şekilde gelişirler. Çocukların tüm alanlardaki gelişimlerini dikkatle izlemek ve gelişimlerinde bir gecikme olup olmadığını saptamak gerekmektedir. Bu gecikmeler ne kadar erken fark edilirse çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda onu daha iyi desteklemek mümkün olacaktır.

Okul Öncesi Dönemde Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar

Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda bazı belirtiler daha sık gözlenmektedir. Elbette her çocuk aynı hızla gelişmez ve aşağıdaki belirtilerin bir iki tanesini yaşıyor olması mutlaka öğrenme güçlüğü yaşadığı anlamına gelmez. Bunların bazılarını normal gelişim göstermesine rağmen sergileyebilir. Fakat bu belirtileri gösteren çocuklar dikkatle izlenmeli ve zaman içinde bir

gelişim gösterip göstermedikleri takip edilmelidir.

Dil Gelişimi

        Yaşıtlarına göre geç konuşurlar

        Telaffuz problemleri yaşarlar

        Yeni kelimeler öğrenmekte zorlanırlar

        Kelime hazineleri zayıftır, çoğu kez doğru kelimeyi bulmakta zorluk çekerler

        Yönergeleri takip etmekte zorlanırlar

        Hikaye anlatmaya ilgili göstermezler

Motor Gelişim

        Sakardırlar

        Dengeleri zayıftır

        Atlama, zıplama gibi kaba motor hareketlerde zorlanırlar

        İnce motor becerileri zayıftır

        Boyama, çizme gibi etkinliklerden kaçınırlar

        Ayakkabılarını bağlama, düğme ilikleme gibi becerileri öğrenmekte zorlanırlar

Bilişsel Gelişim

        Renkleri, geometrik şekilleri, sayıları öğrenmekte zorlanırlar

l        Haftanın günlerini ezberlemekte zorlanırlar

        Dikkatleri kolay dağılır

        Sebep-sonuç ilişkileri kurmakta, sırayla saymada zorlanırlar

Sosyal Gelişim

        Yaşıtlarıyla iletişim becerileri zayıftır

        Diğer çocuklarla oyun oynamakta zorlanırlar

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuk da öğrenir. Farklı yollarla öğreniyor olması bir çocuğun başarısız olacağı anlamına gelmez. Önemli olan farklılıkları ve gecikmeleri olabildiğinde erken saptamak ve çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda ona en iyi nasıl yardımcı olabileceğimizi bulmaktır. Okul öncesi dönemde, bu erken belirtileri gösteren risk grubundaki çocukları fark etmek ve gerekli desteği sağlamak özgüvenlerini arttıracak, okul hayatına olumlu bir başlangıç yapmalarını sağlayacaktır. Gerekli yardımı almak akademik başarılarının artmasına, daha sağlıklı sosyal ilişkiler kurmalarına yardımcı olacaktır.

Psikolojik Danışman

Deniz Günim

 


ˆ Sayfa Başına Git
   

Anasayfa - İletişim Design By Garanti Web